13 Mayıs 2012 Pazar

Annelerin Gunu...



Alti senedir annemle anneler gününü ayri geciriyorum.
En baslarda cok zor geliyordu.Keske elini de öpebilsem,sarilabilsem diyordum her seferinde...Anne olduktan sonra onu daha cok anladim,daha cok aradim ve daha cok özledim...
Evet bugün annelerin gunu.Bugun benim günüm.
Ada´nin okulda kendi emegi ile yaptigi ilk hediyesini aldim.Heyecan ve saskinlik duygusunu bir arada yasadim.Bu kadar buyumus olabilcegine inanamadim.
Yukaridaki el izleri tabii ki Ada´ya ait.Kendi vazosundaki orkide de babasiyla oglumdam.
Kirmizi güller Kayinvalidem ve kayinbabamdam.
Bugun bir kez daha´iyiki anneyim´dedim.
 Benim gibi hisseden tüm annelerin,anne adaylarinin,sadece doguran degil,bir cocugu sevgisi ile yüregi ile bakan herkesin gününü kutluyorum.




7 Mayıs 2012 Pazartesi

Tarihe Not: Sen Olmasan Ben Ne Yaparim Anne ?


Ada ile ilgili isleri babasi yanimizda olsa bile genelde ben yaparim.
Yani Ada tek kisinin elinde büyüdü diyebilirim.Sartlar böyle gelismesine izin verdi.


Sabah okula gitmeden önce Ada tuvalete gitti.Ardindan seslendi bana.
-Anne popomu siler misin ?diye.
Ben de´Engin sen bak,sofrayi topluyorum´dedim.
Ben her zaman islak mendille silerim popisini.Eee benim oglan kendi düzenini bozmaz.Bozani da affetmez ! :)
Tuvalet kagidi ile poposunu temizlemeye calisan babasina cok kizmis,cok icerlemis.
-Anneee,baba islak mendille silmedi diyerek aglamaya basladi.
Babasi da Ada aglayinca biraz sinirlendi,ve kizdi.
Ada daha cok aglamaya basladi.
Her anne gibi dayanamadim.
Ada´ya sarildim,teselli verdim.Baba unutmus dedim.Bir daha ki sefere islak mendille siler diyerek rahatlatmaya calistim.
Sonra evden ciktik.Cikar cikmaz bana ne dese begenirsiniz ? :)


-SEN OLMASAN BEN N´APARIM anne ?
Hem cok sasirdim,hem de cok güldüm,Ada´nin kurdugu bu cümleye.
iste bu yazilmali,unutulmamali dedim :)


Bu arada yeniden Merhaba :)

29 Mart 2012 Perşembe

Bu Aralar...

Yazma istegimin en diplerde oldugu bir dönemdeyim yine.
Neden bilmiyorum ama bu aralar yazmak-okumak yapmak istedigin en son islerden biri.


Havalarin iyice isinmasiyla biz saat ücden sonra parktayiz hep.
islerimizi bitirip,yemegimizi yaptiktan sonra atiyoruz kendimizi disariya.


Ada gecen seneye nazaran cok daha girisken.Bir cok arkadas edindi parkta.
Arkadaslariyla oynuyor,kosuyor,gülüyor,egleniyor.
Onu böyle görünce önce cok mutlu oluyorum.Ardindan bir hüzün icimi kapliyor.
Büyüyor diyorum.Hem de cok hizli...


Cok fazla yazmak istemiyorum.Biraz fotograf bakalim.
Olur mu ? :)


Gecenlerde Cek Cumhuriyeti´nin baskenti olan Prag sehrine gitmistik.Ordan bir kac fotograf.
Harika bir yer.Cok sevdim.








Bunlar da bu günden.Ada ile banyonun fayanslarini boyadik,özgürce.
Cok eglendi.Cok eglendim.
Sen cok güzel bir annesin dedi.Dünyalari verdi bana :)




Simdilik bu kadar.Okudugum iki kitabin ve yazacaklarim var.
Yazma askimi geri getireyim,paylasacagim hepsini :)


15 Mart 2012 Perşembe

Ortaya Karisik Oldu Ama...


iki hafta önceydi...Cekirdek aile olarak kahvaltidaydik.Bir yandan ellerini sadece muzurluk yapmak icin kullanan Ada´nin,hadi diye diye agzina lokmalari atmaya calisiyorum,bir yandan da kendimi doyurma pesindeyim...
Kücük bir cocugu okula vaktinde yetistirme cabasi icinde debelenip duruyorum anlayacaginiz.
Tabii nereye kadar.
Artik dayanamadim.Kollarim agrimaya,saatin hizla ilerlemesi sinirlerimi bozmaya basladi.
-Ada okulda kendi yemegini kendin yiyorsun,peki ama evde neden yemiyorsun ? diye sordum.
-Cüntü otulda öyetmen yediymiyoy !dedi bana.Evet böyle dedi.
Engin aldin mi cevabini der gibi lakayt bir sekilde suratima bakti.Ben de saskin anne modundayim.Niye sasiriyorsam sanki ?


Evet aldim cevabini,oturdum asagiya.
Düsündüm.Cok hakliydi Ada.
Okulda ögretmen yedirmedigi icin kendi yiyor.Ama evde yemezse annesi yediriyor nasil olsa !


Alti aylik oldugundan beri kendi sandalyesinde,ben beslesem bile elinde kasigi ile yemeye ugrasirdi.Üzerini kirletmis olmasi,yere dökmüs olmasi umrumda bile olmazdi.Yeterki yesin,yeterki kendi yesin mutlu olsun !
Bir sene öncesine kadar da,her zaman olmasa da,daha az hadi diyerek,biraz da yardimlarimla yemegini yerdi.
Ama bir senedir eski sabrimin olmayisindan ötürü hemen yesin,ugrasmayayim düsüncesiyle kasik genelde benim elimde olmaya basladi.
Bu da Ada´nin bir hayli isine geldi.


Ada bana bu cevabi verdikten sonra topu ona attim.Olmasi gerektigi gibi.
Amaaaaa bir tabak yemegi yemesi tam bir saat sürdü.Bogazim kuruyana kadar hadi Ada,hadi Ada diyerek...Yanindan da ayrilamiyorum.O zaman hic yemiyor.


Bazen dayanamayip aldim kasigi elime,bazen unutarak yine ben yedirmeye yeltendim.


Ama kararliyim.Bu yemek konusunda yaptigim hatayi toparlamam lazim.
Yemegini bastan sonuna kadar büyük insan gibi yemesini beklemiyorum tabii.
Kasigin onda olmasi gerektigini bilsin yeter.


Avusturya´li anneler bu konularda biz Türk annelerine göre cok farkli.
Türk anneler olarak cocugumuzun islerini yapmayi(onlar yapabilse bile)seviyoruz ve bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz kendimize.
Avusturya kültüründe cocuklar daha cok´ben´bilinci ile yetisiyorlar.
Düserse kendileri kalkar,yemegini kasik tutmaya basladiktan sonra kendi kendilerine yerler,kiyafetlerini cikarmasi ya da kendileriyle ilgili bir cok görevi tek basina hallederler.
Cocuklarini bizim gibi sahiplenmekden ziyade cok kücük yaslarda özgür bir birey olmasi amacindalar.
Tabii bunlar benim gözlemlediklerim.istisnalar illa ki vardir.


Biz de durumlar böyle degildir.´Biz´bilinci hakimdir.
Cocuk düsse kalkmasi icin elinden tutariz,yemegini yemesse kendimiz yedirir ya da yardim ederiz.Daha bir sürü sey.
Ve ben seviyorum bu bizim´biz´bilincini.Daha dogal geliyor sanki.
Dokuz ay boyunca tasidigim can ile ben sen degil de biz olabilmek hosuma gidiyor.


Burdaki anaokulunda cocuk yemegini istedigi kadar yer,yemek istemezse kalan yemegi orda buluna kovaya bosaltir.Yani karar onundur.isterse yer isterse yemez.-Hayir bu yemek yenicek diye bir kural yoktur.
Türkiye´de anaokulunda calistigim zamanlarda ben hic bir cocugu yemegini bitirmeden kaldirmazdim.Cünkü bu anneleri icin herseyden daha önemliydi.Okulda ne oynadigi,ne yaptigi  degil de neyi ne kadar yedigi!Türk anneler olarak kafayi yemekle bozdugumuzu kabul edelim :)
Yemek listesindeki bütün yemekleri yedi cümlesi,annelerin ayaklarini yerden keserdi.


Ben her zaman cok sabirli biri olmadigimi söylerim.
Bu noktada sabrimi zorlayacak islerden uzak duruyorum.
Odasini uyumadan önce arada kaytarsak da toplariz.Ama birlikte.Bilirim ki tek basina yapmaz.Ben toplayinca o da toplar.

Herseyi pisiririm.Ada belki istedigi kadar yer,ama mutlaka yer.Yemeden kalkmasina izin vermem.


Yani kurallari belirlerim ama Ada´nin yerine getirebilmesi icin yardim da ederim.
Eger belli kurallar olmasa cocuk büyütmek,cocukla ayni evde olmak bana zulum gibi gelebilir.
Elbette cocugun istedigi seyler önemli ama evin de belli kurallari olmasi sart.
Cocugun dogruyu yanlisi ayirabilmesi ve yönünü bulabilmesi acisindan.
Tabi ki annenin ruhsal salameti icin de muhim :) 
Nerden nereye geldim.


Neyse,
Dün Ada´nin ögretmeni ile kisa bir görüsme yaptik.Ada´nin cok paylasimci,fazlaca cekigen ve(bunu biraz kasarak söyledi ama söyledi)diger Türk cocuklarina göre kendi basina daha cok seyi yapabildigini,yeni baslayanlarin bir cok islerini kendilerinin yapamadigi anlatmaya calisti.
Benim icin cok önemli bir detaydi.Cok mutlu oldum.
Cekingenligini kabul etmisim zaten.


Ne öyle,ne böyle bana göre.
Ne cok korumaci,ne cok genis.Ortasini bulmak püf noktasi.
Mesela,
Parkta bir yere tirmanirken-hayir sen yapamazssin,düsersin,ya da git kendi basina tirman´degil de,hadi tirman,ben senin arkandayim cümlesini cok daha olumlu buluyorum.


Ada ayakkabilarini kendi giyip cikarabiliyor.Ama bazen yapmak istemiyor.O zaman yardim istiyor benden.
Hayir kendi ayakkabilarini kendin giyeceksin demek o an icin bir savas cikarmaktan baska bir ise yaramaz.
Evet ayakkabilarini giyip,cikarabildigini biliyorum.
Ama simdi cani yapmak istemiyorsa yardim edebilirim tabii ki.
































8 Mart 2012 Perşembe

Büyük Kadin...



Babaannem o benim..Babaannemdi...
Devasa Anadolu kadini.On üc kere evde dogum yapmis..Bes tanesi dogduktan sonra hayatlarini kaybetmis,sekiz evladi olan bir anne.Yirmi iki tane torun sahibi biri.
Hepsini anne sütü ile beslemis..Camsirlarini,bezlerini elinde yikamis,sobada su kaynatarak banyo yaptirmis,el yordamiyla büyütmüs bütün yavrularini.Kitap okumaya  yada annelige hazir hissedip hissetmedigini düsünmeye firsat bulamamis.
Elleri hep yumusacik babaannem.Is yapmaya,su da kalmaya öylesine alismislar ki;onun ellerine bir sey yapmaya kiyamamislar artik.Ellerinin bir parcasi olmuslar adeta.Ellerinin üzerindeki benekler ve cizgiler onlari daha bir hünerli daha bir tecrübeli yapmis.Nerdeyse kalcalarina kadar uzanmis iki örgüyü en ucundan birlestirip birbirininden ayrilmayan yekvücüt olmus saclari...Parlak.Boya degil de zaman zaman  sabun kokan,zaman zaman kina kokan saclari.Üzerinde oyali yazmasi.Icine babaannemin saclarinin kokusunun sindigi yazmasi..
Beline SIKISTIRDIGI anahtari..Kimsenin almaya cesaret bile edemedigi bahcesinin,evinin,tavuk kümesininn anahtari..
Ve gerdanindaki kat kat boncuklar..Babanneme aitlerdi.Baska yerde duramazlardi sanki.Onun boynunda degerliydiler,birakmiyorlardi onu..
Arsinlamisti evinin bütün odalarini...Ördügü paspaslari kapisinin önüne serdigi odalari.Hic oturamazdi.Orayi siler,burayi toplar.Yorulmazdi.Cocuklarini beklerdi özel zamanlarda..Mutfaktan cikmaz,daha ne yapsam diye pürtelas icinde akardi ordan oraya.Mütamadiyen calisirdi.Patik örer,paspas örer.Yemek yapar,süt kaynatir.Kaynattigi her sütten bir bardak koyardi önüme.Nasil lezzetliydi onun kaynattigi sütle mayaladigi yogurt,elinin degdigi hersey...
Kapilarda beklerdi bizi..Gec kalmissak okuldan,isten otururdu kaldirim üstüne cocuklarini,torunlarini gelinini beklerdi.Sonra bu vakte kadar is mi olur okul mu olur ? diye kizmaya calisirdi.Kizamazdi ki...Kiyamazdi cünkü...Kimseye kiyamazdi.Bu devasa kadinin devasa bir yüregi vardi ayni zamanda..Annneydi yaa islakti hep gözleri..Kuru olmaktan hazzetmezdi..Islanmak icin bulurdu nasilsa birseyler..
Kadindi o ya yükü de agirdi...Fedakar bir anne..Yorulmayan bir insan.Herkese güven veren bir beden.Saygi duyulmasi gereken bir kayinvalide,torunlarini cok seven bir babaanne,anneanne...
Benim babaannemdi o..Herseyden sikayet ettigimiz bu zamanlarda,kadinligin yükünün altindayken bazen offladigimiz bu günlerde..Kadin olmayi bana ögreten babaannem..hepimizden daha kadin..Hepimizden daha Büyük bir kadin aslinda..
Herseye ragmen Kadin olmak güzeldir ve kadin olmanin hediyesidir annelik..


Not:Arsivden gecen sene kadinlar gününde yazilmis bir yazidir !
{photo_title} by {uploader_name}
{photo_title}, a photo by {uploader_name} on Flickr.
{description}